Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Yargılayarak öğretilen sessizlik

05/02/2025
in Davranış Sosyolojisi
0
0
Yargılayarak öğretilen sessizlik

Bir insanın diline yerleşen kelimeler, bir zamanlar ona öğretilmiş olan hikayelerden doğar. Kimi zaman övgüyle, kimi zaman imayla… ama en çok da yargıyla şekillenir insan çocuğunun yolculuğu. Çocukluk dediğimiz o hassas çağ, yalnızca oyuncaklarla değil, ölçülerle, kıyaslarla ve sessiz cezalarla doludur. Ve biz, “doğru” olmaya çalışırken, “olmadığımız” her hâlimizle suçlu ilan edildik. İşte bu yüzden, “yargılamamalıyız” diyen ses bile, çoğu zaman bir yargının yankısıdır.

Yargılayarak öğretilen sessizlik

Günümüzün en çok vurgu yapılan tiratlarından biridir “Yargılama!”. Ama biz yargılanarak büyüdük. Küçük bir çocukken, tabağındaki yemeği bitirmediğin için annenin dudakları büküldü, yemeğini hızlıca yitirip bitiren çocukların isimleri döküldü kaşığına, tabağına, zihnine. O ilk mimik, ilk ceza oldu hafızana kazınan. Sonra baban sessizce seni kardeşinle kıyasladı: “Bak, o hiç ağlamıyor.” Biraz daha büyüdün, daha çok ders çalışan, annesine babasına itiraz etmeyen, verilen her şeyi eksiksiz yapan başarılı çocuk örnekleriyle yargılandın, hizaya sokulmaya çalışıldın. İşte bir mahkeme daha kuruldu iç dünyanda. Suçlusu sensin… her zaman fazla ya da eksik olan sensin. Anne ve baba çocuğun yani senin iyiliğini mi istiyordu gerçekten? Yoksa, yoksa kendi güvenli alanlarında kalmanı ve huzurlarını bozmayacak tamamen teslim olmuş robotik bir birey mi? Sorsanız iyiliğini istedik derler ama her söz her eylem her beklenti her yargı bir kimliksizleştirme operasyonuydu ve sen kayboluyordun…

Büyüdükçe insanlar seni ölçtü, tarttı, karşılaştırdı. Notlarınla değerlendirildin, kıyafetlerinle etiketlendin. Ne dediğin değil, nasıl göründüğün konuşuldu. Ve böyle böyle… Yargılana yargılana, yargılamayı öğrendin.

Benzer yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

Tebrikler! Çok güzel oynadınız.

Gerçek nedir? Biz kimiz?

Bir gün kendini, başkalarının hayatını yargılarken buldun. Farkına varmadan. Çünkü başka türlüsünü kimse öğretmemişti. İyilik, ancak “örnek biriyle” karşılaştırıldığında kıymetliydi. Başarısızlık, ancak “o başarılı çocukla” kıyaslandığında anlamlıydı. Kendin olman, hiçbir zaman yeterli olmadı. Hatta onlara sorsan, kötülük kesinlikle olmalıydı. Neden? Çünkü iyilik başka türlü nasıl anlaşılırdı! İşte bu saçma döngüde yargısız kalabilmeni beklediler senden. Komik mi? Kara mizah mı? Bilemiyorum.

Sen de öğrendin: İnsanları sıralamayı, Hayatları puanlamayı, Sevgiyi koşullara bağlamayı… Yargı, insanın iç sesini bastıran bir alışkanlığa dönüştü. Ve bu alışkanlık, artık toplumsal refleks oldu. Birini tanımadan hakkında fikir yürütüyoruz. Duyduğumuz şeylerle hüküm veriyoruz. Adalet terazisi değil elimizdeki; Olsa olsa, geçmişin tortusuyla eğilmiş bir cetvel. Doğrusunu bildiğimiz sanmamız kadar aymazca bir şey olabilir mi? Yine kendimize dönüyoruz işte. Öğrendiklerimiz mi biziz? Dayatılanlarla büründüğümüz kimlikler mi biziz? Yargısız bakınca kendinize ne görüyorsunuz?

Halbuki kimse kimsenin hikâyesini tam olarak bilemez. Yargılamamak; bilmediğinin farkında olmaktır. Yaralı bir insanı “neden yürümüyorsun?” diye azarlamak gibi değil midir bu? Ya ayağı yoksa? İnsan yargılamayı bırakabilir mi? Zor. Ama imkânsız değil. Yargılamamak, sessiz kalmak demek değildir. Anlamak, durmak, düşünmek demektir. Ve belki en çok da şunu söylemek: “Ben olsaydım, kim bilir ne yapardım?”

Belki de yargılamamak, bir insanı anlamaya çalışmaktan değil… Onun yargılanmadan yaşamasını istemekten geçer. Çünkü bazen susmak değil, bağışlamak büyüklüktür. Ve insanın gerçek olgunluğu, fikir beyan etmekte değil; Fikre rağmen yargıdan uzak kalabilmekte gizlidir. Eğer bir gün, bir çocuğun gözlerinde utanç değil güven görmek istiyorsak, İlk adımı biz atmalıyız: Bir başkasının ayakkabısıyla değil, yüreğiyle yürümeyi öğrenerek. Sahi siz yürekle yürümeyi biliyor musunuz? Bilmiyorsanız öğrenmek ister misiniz? Yargılamadığınızı iddia edebiliyor musunuz? Var mısınız işgal edilmiş kişiliğinizi bu saçma döngüden özgürleştirmeye? Varsanız şu soruyu soracaksınız gibi hissediyorum. Nasıl? Cevabı basit… “Kim olduğunu HATIRLA”…

 

Murat Tali

Benzer yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

“Tanrı bilinmek için Adem’i yarattı.” Bu cümleyi ilk duyduğumda aklıma insanın yaratılışı değil, insanın kendisine biçtiği değer geliyor. Çünkü bu...

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

Çocuk doğar. Henüz adam değildir, kadın değildir. Dünyaya geldiği ilk anda ne gücün ne güzelliğin ne de cinsiyetin toplumsal anlamını...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir