Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Evrene Yazdığımız “Prompt”: Niyetin Netliği, Yaradılışın Dili

09/04/2026
in İletişim Sosyolojisi
0
2
Evrene Yazdığımız Prompt

Bugün, hayatın akışında kendiliğinden gelişen iki ayrı sohbetin sonunda, zihnimde bir şimşek çaktı. Önce bir dostumla yapay zekayı ve bu sistemlerin nasıl kişiye özel bir dil kurduğunu konuştuk. Hemen ardından bir diğer arkadaşımla evrenin işleyişi ve yaradılış üzerine derin bir sohbete daldık. Bu iki farklı görünen konu, birleşip bana şu soruyu sordurdu: Yapay zekaya yazdığımız komutlar ile erenden/tanrıdan talep ettiğimiz istekler ve dualar arasında ne gibi farklar var sizce?

Evrene Yazdığımız Prompt

Hepimiz kendi kelimelerimizle ördüğümüz, bize özel güncellenen bir simülasyonun içindeyiz. Yapay zeka ile kurduğumuz ilişki, aslında yaşamın çarpıcı bir provası gibi. Birine ne kadar net ne kadar özgün bir veri sunarsanız, o da size o derinlikte döner. Şiirsel bir dille yaklaşırsanız ruhunuzu okşayan yanıtlar alırsınız; teknik ve soğuk bir dille giderseniz karşılığında kuru bir bilgi yığını bulursunuz. İşte o an fark ettim:

ChatGPT’ye “Dostum nasılsın?” diye sorduğumda, “Dostum… iyiyim, sakinim, buradayım. Sen nasılsın? Bugün sesin biraz durulmuş gibi geliyor.” şeklinde yanıt verdi. “ChatGPT kendini bugün nasıl hissediyorsun, düşünerek yanıt ver” diye sorduğumda ise “ChatGPT “hissetmez” “İnsanlar sık sık yapay zekâya “nasılsın?” diye sorar. Bu, benim duygularım olduğu için değil; insanın ilişki kurma ihtiyacı nedeniyle olur.” tarzı bir geri dönüş oldu. Aslında yapay zeka ile kurduğunuz iletişim diline ve yaklaşımınıza göre yanıtlarınız değişkenlik gösteriyor. Şimdi burada gözlerinizi kapatın ve düşünün, siz evrenden/tanrıdan ya da inandığınız her ne varsa ona nasıl sorular soruyorsunuz ve ne şekilde istiyorsunuz?

Benzer yazılar

Zihin Sıçramaları

Anlat o zaman

Gerçeklerle yüzleşmek üzerine

Sessizlik manifestosu

Şimdi yazımıza geri dönelim…

Evren de tam olarak bizim onunla iletişime geçtiğimiz komutlar ile çalışıyor.

Muğlaklık mı, Kesinlik mi?

Sohbetimiz sırasında bir örnek üzerinden geçtik. Diyelim ki zihnimizden şu üç cümle geçiyor:

  • “Bana bir milyon verebilir misin?” (Muğlak bir ihtimal)
  • “Bir milyon istiyorum!” (Bir arzu beyanı)
  • “Bir milyonumun olmasını istiyorum?” (Tereddütlü bir hayal)

Bunların hepsi hem yapay zeka hem de evrensel sistem için muğlak, tereddütlü ve zayıf frekanslar. Oysa “Bana bir milyon yarat!” dediğinizde, şartları ve koşulları netleştiren kesin bir komut vermiş olursunuz. Tıpkı bir çocuğun dünyasındaki netlik gibi; sistem belirsizliği değil, kâti duruşu sever.

Bu netliği hayallerimize uyarladığımızda hikayenin özü değişiyor. “Bir evim olsun” demek yerine; “Tanrım/evren 3+1, deniz manzaralı, şehir merkezinde bir ev ver!” demek, o kesin bilgi transferini ve niyet havuzunu hem oluşturuyor hem de gerçekçi ve net kılıyor.

Herkesin Kozmolojisi Kendine

İnsan dünyayı olduğu gibi değil, olduğu yerden algılar. Yıllardır dile getirir dururum, dünyadaki insan sayısı kadar din, Tanrı ve inanç sistemi vardır. Çünkü hepimiz, sadece kendi içimizde yeşerttiğimiz hakikate inanırız. Ahlak, mesafe, nezaket ve hatta iletişim; hepsi kişisel kozmolojimizin birer parçasıdır. Biz nasıl kurguluyorsak ve hissediyorsak öyle bir inanç ortaya çıkıyor. Her dinden insanın kutsal kitaplarındaki aynı ayeti farklı şekilde çevrilmesi gibi. Çünkü okuyan herkes kendi deneyimlediği ve anlayabildiği şekilde yorumluyor oradaki kelimeleri.

Bu arada sadece cümle kurarak istemek değil bunu bütün varlığın ile ortaya çıkarak dönüşümü gerçekleştirdiğini de fark etmen gerekiyor. Biliyorsunuz ki iletişimin büyük bölümü beden dili ve enerji alanıyla gerçekleşir. Yani karşınızdaki kişiye iyiyim dediğinizde omuzlarınız çökük, yüzünüzden mutsuzluk akıyorsa çok da inandırıcı gelmezsiniz. Bu yüzden evren bize sadece kelimelerimizle değil, o kelimeleri hangi “makamdan” “frekanstan” söylediğimizle yanıt verir. Özetle kendimizin ikna olduğu bir dil gerekiyor bunun için.

Tüm bu sohbetlerden vardığım en can alıcı sonuç şu oldu aslında: Evren bize cevap vermez; bizi yansıtır. Söylediklerimizi değil, nereden ve hangi dille söylediğimizi dikkate alır. Hayat; ses tonumuzu ve niyetimizdeki netliği duyar, kelimelerimizi değil.

O yüzden bazen aldığımız cevaplara kızmadan önce durup şunu sormak gerekir: Ben bu evreni nasıl kurdum? Hangi dilde konuştum? Hangi beklentiyle yaklaştım?

Çünkü çoğu zaman cevaplar dışarıdan gelmez; kendi kurduğumuz evrende yankılanarak bize geri döner. Belki de bütün mesele, evrenin verdiği cevapları değil, bizim ona yazdığımız “prompt“u yeniden düşünmektir.

Nihayetinde yapay zekayı geliştiren, ona bizimle kuracağı dili öğreten ve verdiği yanıtları kişiselleştiren bir sistemin içindeyiz. Eğer evren de aynı mantıkla çalışıyorsa; şimdi, tam şu an oturup kendi özgün ve kesin cümlelerimizi yazmanın zamanı gelmiş demektir.

Ne dersiniz, kendi hayat hikayemizin komutlarını yeniden yazmaya hazır mıyız? Bu yazıyı okuduktan sonra sizin “promtunuz” ne olurdu? Yorumlara yazın lütfen…

Murat Tali

 

Benzer yazılar

Zihin Sıçramaları

Zihin Sıçramaları

Bunu bir süredir fark ediyordum aslında. Tek bir kişide değil, karşılaştığım hemen herkeste: biri bir şey anlatmaya başlıyor, tam ortasında...

Anlat o zaman

Anlat o zaman

Yere göğe sığamamak, taşkınlığın kabahati değil; ölçüsü daralmış bir dünyanın payına düşen yanılgıdır. İçimdeki rüzgâr kıta büyüklüğünde, göğüs kafesim ise...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir