Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Aidiyet hissi ve Sen

12/28/2020
in Kişiliğin Sosyolojisi
0
0
Aidiyet hissi ve Sen

İnsan kendi varlığının inkarını yaşadığı için aidiyete ihtiyaca duyuyor gibime geliyor. İçindeki boşluğu doldurmak, dışarıdan yüklediği şeylerle anlamlı hale gelmek ve onlarla bütünleşmek. Asıl ulaşması gereken şeyden uzaklaştıran bir hal aidiyet. Aslına bakarsanız, sahiplenmişliğin yarattığı aidiyet duygusu ulaşması gereken benliğinin derinlerindeki ruha yani özüne ulaştığında elde edeceği duygu ile aynı. Araçları farklı kılsa da duyguları aynı şekilde açığa çıkıyor.

Aidiyet hissi ve Sen

Sen yoga ile mutlu olurken ve orada tamamlandığını hissederken, bir başkası arabasıyla kopup giderek aynı tamamlanmışlık duygusunu yaşayabiliyor. Bir başkasının namaz kılarken eriştiği huzura diğeri meditasyon yaparak erişiyor. Hatta yemek yaparak bu huzuru elde edenler bile var…

Sorun, aidiyetle dünyaya çivilenip oradan anlam çıkarmak olduğunda herkes çok iyi yapıyor görevini. Ama benim için dünya özgürleşmem gereken bir hapishane olduğu için, ilk andan beri özgürlüğümü iple çekiyorum diyebilirim. Araçlar; rüyalar gibi ve rüyalar da araçların anlam yüklemesi geçişleri taşıyor içinde. Hangisini kabul ederse insan onu kendi hayatının merkezine koyuyor. Ben merkezime kendimi bile koymadan yaşamayı öğrendim çocukluğumdan beri. Bu yüzden aidiyet ya da tamamlanmışlık duygusu garibime gidiyor.

Benzer yazılar

Yaşam amacını bulmak

Kurtarıcı olmak ‘tan destekleyici olmaya

Susmayan zihinle savaşan insan

Benlik’in Dört Katmanı: Zihin, Kalp, Sezgi ve Bilinç

Merkezinde olmak özgürleştirirmiş ya insanı? Ya merkezinde olmamak nasıl bir tanımla ifade edilebilir acaba. O merkeze ne koymam gerektiğini de düşünmedim açıkçası. Gerçek olan bir şey var ki yaşadığımın farkında olarak büyüyor ve yaş alıyorum dünyada.

Başkalarının bende gördüğü ışığı ve yapma kendine böyle, acı çektirme, insanların bütününü kurtaramazsın ama ben sende bir hakikat görüyorum onu açığa çıkart dedikleri her duygu, düşünce ve eylemi ben tüm insanlıkta görüyorum. Ve insanların en büyük sorununun aidiyet ve sahip olduklarıyla kendini anlamdırdıklarını fark ettiğimden beri bunu dile getirmeye çalışıyorum. Aidiyetin toplumun hastalıklı bir davranışı olarak nitelendiriyorum kendi içimde.

Aidiyet hissi ve Sen

Fikre, düşünceye, inanca, eşyaya adına her ne dersen de olan her şeye aidiyet bu dünyanın en büyük tutsaklığıdır bana göre ve öyle de kalacaktır… Bunu tüm insanlığın yaşam formunda görebilmek çözümü getiriyor mu tabi ki hayır. Çünkü her birey kendi yolculuğunda varlığını tamamlamak ve yola devam etmek için araçlara ihtiyaç duyar. O araçlar kimi için, çocuk, kimi için eş, anne, baba.. Kimileri için ev, araba, para, kıyafet, telefon, dernek, arkadaş, ölüm korkusu hepsi ama hepsi yolun içindeki işaretleri oluyor insanların. Onlar bunlarla kendi manalarını çözüp en derindeki duygusunu besliyor ve yaşamlarına devam ediyorlar.

Karmaşık öykülerle yol aldığımız dünya üzerinden yaş alma yolculuğunda içsel bilgeliğe erişmek; sana, bana, ona farkı şekillerde görünüyor… Her kişinin gerçekliği farklı ve her gerçeğin de kendisini var ettiği kişi farklı. Günün sonunda kimin ne kazandığı ya da kaybettiği önemini yitiriyor. Aidiyet hissettiğin aslında bağımlı olduğun tüm parçalarından ne kadar ayrışarak ben olabiliyorsun ona bak ve kendine gülümse. Çünkü hayat; doğum, ölüm ve yaşadığın coğrafyanın kader olarak yaşamına yazıldığı geri kalan tüm detayların ise değiştirilebilir ve dönüştürülebilir olduğu bir yaşamda senin özgürlüğün hangi aidiyetinizde…

Benzer yazılar

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Sokrates’ten bugüne herkes “yaşamın amacını” arar durur. Bulduğunu sananların hepsi öldü gitti. Amaçlarına erdiler mi bilmiyorum fakat bence bu yaşamın...

Kurtarıcı olmaktan destekleyici olmaya Murat Tali Kişiliğin Sosyolojisi

Kurtarıcı olmak ‘tan destekleyici olmaya

İnsanların çoğu hayatında yangın çıktığı için değil, yangını söndürmek için eline aldığı kovayı bir türlü dolduramadığı için yardım arıyor. Kapıyı...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir