Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Gerçeklik Algısı

08/07/2023
in Kişiliğin Sosyolojisi
0
1
Gerçeklik Algısı

Hayatın bize oynadığı bir oyun var ve biz onu kendimiz seçtik diye avutuyoruz. Bizi saran herkesi, onların yaptıklarını da biz seçtik diyoruz… Seçimlerimize bin küfür diyerek, hayatın içinde kendimize yol yapmaya ya da yol bulmaya çalışıyoruz. Öğreti, inanç icat edip oradan kendimize ulaşmanın yollarını arıyoruz sonra o inanç ve öğretiler “sen kimsin, kim oluyorsun” diyerek seni silip yerine kendisini koymanı istiyor. Yani hepten silinip, öğreti, inanç ve onların başındaki tanrıyı koyup yolculuğa devam ediyorsun. Çok fena…

Gerçeklik Algısı

“Başkalarının düşüne inanıp kendini terk etmek en büyük delilik ve saçmalık.” demişim bir ara. Çocukluğumuzdan itibaren örüntülerle ilmek ilmek işlenen ve kendisini olduğu şey sanan ben, hakikatte kim acaba? Şöyle düşünün, Türkiye ve İstanbul’da doğmak yerine Afrika’da Mali bölgesinde Dogon kabilesinde doğabilirdim. Orada büyüyen ben, Amma diye bir tanrıya tapınıyor olabilirdim ya da Sirius’tan geldiğime inanıp, yıldızları keşfe çıkardım belki de…

Tam olarak bu sebepten ve olasılıklardan yola çıkarak bir ben kavramından söz etmek imkansız hale geliyor. Hatta kıta ve ülke değiştirmeye gerek yok, şehir değiştirdiğiniz de bile kişilik ve kimlik değişiveriyor. Aile dinamikleri ve ataların izlerini de katarsak işin içinde kum tanesi haline geliyoruz birden. Bütün bu büyüklüğün içinde “büyüklenmek” de pek akıllıca gelmiyor. Bazı klişe cümleler var, evrenin insan için yaratıldığına dair. Bu çok komik geliyor bana. Hatta bazen daha da ileri gidip, tanrı parçacığı olduklarını iddia edenler ile sarılıyor etrafımız. Tanımlanan tanrının parçacığı oluyorsa insan “ki yaratılış hikayesinde meleklerden dünyadan çamur getirmelerini istemiştir.” dünyadaki tüm bu kaosun da sebebi kendisi olmuyor. Yani tüm suç, kendisinde tezahür etmenin yöntemini yanlış seçmiş olan o ilahi güç oluyor.

Benzer yazılar

Yaşam amacını bulmak

Kurtarıcı olmak ‘tan destekleyici olmaya

Susmayan zihinle savaşan insan

Benlik’in Dört Katmanı: Zihin, Kalp, Sezgi ve Bilinç

Özetle biz insan çocukları; “Varoluşsal sancıları ortak, yolculukları ayrı ama günün sonunda farklı enstrümanlarda aynı notalar üzerinde dolaşıp duruyor…” Herkes kendi yaratılış mitindeki kahramanlara öykünerek bir cennete erişmeye çalışıyor fakat bunu yaparken yarattığı cehennemi hiç görmüyor. Dünya üzerindeki yaşama yapılanlardan bahsetmiyorum, insanın insana yaptığını tarifliyorum. Özellikle “sevenlerin sevdiklerine ve sevilenlerin de sevenlere”… Bir anne ve babanın çocuğun, erkeğin sevdiği kadına ve topyekûn insanların hayvanlara yaptıklarını sorguluyorum. Nihayetinde o tümsekli yollarda şekilleniyoruz her birimiz.

Yazıya başladığım paragraf ile geldiğim yer arasındaki uçurumu fark ettiniz mi? Zihin o kadar dolanık ve başına buyruk hareket ediyor ki zapt etmek için ondan daha büyük ve güçlü bir şey gerekiyor değil mi? Aynı bedende iki güç odağı yaşayamadığına göre adına bilinç, ruh, öz artık ne diyorsanız otomatik olarak devre dışı kalıyor. Zihin insan çocuğunun tek gücü ve yöneticisi gibi orada öylece duruyor. Onunla baş edebilme gücümüz var mı peki? Aslında vardı fakat deneyimlerin içinde onu göremiyorduk. Şimdi görüyoruz ama ömrü fena tokatlayıp canını yakmışız, bir anlam ifade etmiyor, ve söylenenler de kifayetsiz kalıyor artık. Böyle bir yolculukta, kendimize çelme takmaktan bitap düşmüş gidiyoruz işte ömrün sonsuzluğuna…

İşin ironisi çarenin de yine zihinde olması. Kalbinle buluş ve zihni dengele diyerek yola çıkan yüzlerce öğreti ile sarılmış durumdayız. Önce akıllı ol, zeki ol, şunu bil, bunu öğren, onu ezberle, şunu oku, bunu da oku, onları da çöz derken zihin bir anda sayısal ve sözel kodlar bütünü haline geliyor. Sonra fark ediyor ki onun bilgeliği, öfkesi, gücü, şiddeti kendisini var ediyor ve o da en iyi bildiği yolda ilerlemeyi seçiyor. İşin içine sahtekarlık, cinayet, hırsızlık gibi negatif şeyler girse de şiir, aşk, sevgi, merhamet, güzellik de girebiliyor.

Peki biz neyi seçmeliyiz. Otomatik olarak gelen yanıt, iyilik, güzellik, sevgi, yardımseverlik, merhamet oluyor. İyi de bunları hedeflerken neden insanların canlarını yakabiliyoruz? En iyi düşünce ve eylemle harekete geçtiğimiz zamanlarda bile karşımızdaki kişi incinebiliyor ve kırılabiliyor.. Hatta acı bile çekiyor. Tam da buraya not düşesim geliyor, “Herkes deneyimleriyle örüntülediği kimliği ile algılıyor, davranışın iyisi kötüsü yok, sadece kendisi var.” Tabi bu tanımın içine şiddeti, narsist davranışları, baskıcı ve egoist tutumları dahil etmiyorum, onlar başlı başına bir kötülük mabedi çünkü. Benim tanımların daha insani boyutlarda seyrüsefer eyleyen duygular ile ilgili.

Özetle, ne yaşıyoruz biz? Neden yaşıyoruz? Yaşama sebebimiz nedir? Coğrafya mı? Zihnimiz mi? Ailemiz mi? Sevdiklerimiz mi? Yoksa bizi sevenler mi? Hepsi birden mi? Hiçbiri mi? Kadersel döngü mü? Astrolojik bir kırılım mı? Derslerimiz mi? Hangisi olursa olsun, olanların içinden güzelliği ve iyiliği doğurabilme gücü diliyorum bana ve bize ve biz gibi olanlara ve olmayanlara. Aşk ile…

 

Dogon Kabilesi hakkında detaylara ; https://www.esquire.com.tr/ilginc/bu-ay-dergide/2018/09/01/ilkel-gorunumlu-alimler-dogon-kabilesi adresinden erişebilirsiniz.

Benzer yazılar

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Sokrates’ten bugüne herkes “yaşamın amacını” arar durur. Bulduğunu sananların hepsi öldü gitti. Amaçlarına erdiler mi bilmiyorum fakat bence bu yaşamın...

Kurtarıcı olmaktan destekleyici olmaya Murat Tali Kişiliğin Sosyolojisi

Kurtarıcı olmak ‘tan destekleyici olmaya

İnsanların çoğu hayatında yangın çıktığı için değil, yangını söndürmek için eline aldığı kovayı bir türlü dolduramadığı için yardım arıyor. Kapıyı...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir