Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Bir orta sehpanın hikayesi

09/04/2025
in İlişkiler Sosyolojisi
0
0
Bir orta sehpanın hikayesi

Ve işte o gün geldiğinde, hakikat tokadı yüzümüzde patlar:
“Başkasının ağacında büyüyen meyve, hiçbir zaman kendi tadını taşımaz.”

Dışarıdan bakıldığında muhteşem görünen, içerideyse çürüyüp giden hayatlarımız var. Ve biz, hiçbir şey yokmuş gibi görünmeye çalışıyoruz. Yorulmak mı dedin? Farkında değil misin? Her gün bu aptal oyunun içinde varlığımız eriyor. İçimiz, bir ağacın yapraklarını apansızca dökmesi gibi eksiliyor.

Bir orta sehpanın hikayesi

İnsanlar “mış gibi” hayatlar ve ilişkiler yaşıyor. Kendisini hasta eden bağlara, sırf dışarıdan güzel görünüyor diye tutunmaya çalışıyor. Bir kiraz gibi: dışı albenili, kırmızı ve parlak; ama içi kurtçuklarla dolu. Hayatın tadını ararken, aslında suyu çekilmiş bir portakal gibi kupkuru ve lezzetsiz bir deneyim yaşıyoruz. Bazen de olgun görünüp lezzet vaat eden bir karpuza denk geliyoruz. Kabuğunu çatlatan olgunluğun içinde, geriye sadece kabak tadı kalıyor.

Oysa bu yanılsamalarla oyalanırken, ilişkilerimiz de bedenimiz gibi yavaş yavaş tükeniyor. Dışarıdan görkemiyle övünsek de içimizdeki öz kuruyor, tadımızı kaybediyoruz. Ve bu çürüme, sadece meyvenin değil, ağacın da geleceğini tehdit ediyor. Çünkü özünü kaybeden her bağ, bir gün dalını da gövdesini de çürütür.

Benzer yazılar

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Eksiklerini birbirine silah etmeyen insanlar

Sen gidince eksilen kimdi?

Fırtınayı dindirenler, şimdi rüzgârsızlıktan şikâyet ediyor

Bir gün geriye kuru bir dal bile kalmayacak belki. Ama o dal, kışı atlatıp yeniden yeşereceğine inanıyor. Umut, en inatçı kök gibi direniyor. Yine de biliyoruz ki; ilkbaharda dökülüyorsa yapraklar, bu doğanın değil, insanın hoyrat düzeninin işidir. Ve işte o vakit, bir orman işçisi gelip ağacı kesecek. Sonra bir başka mutsuz ailenin salonunda, orta sehpa olarak yerini alacak.

Ama işin acısı şu ki, çoğu zaman bu sona şaşırmıyoruz. Çünkü o çürümeyi çoktan hissetmiş oluyoruz; dalın içinin boşaldığını, gövdenin direncini kaybettiğini biliyoruz. Sadece görmezden geliyoruz. Kendimizi kandırıyor, hâlâ kökler sağlamış gibi davranıyoruz. Oysa hakikat çoktan kabuğu çatlatmış, meyveyi kurutmuş oluyor.

Hayatlarımız, görkemli kabukların ardında gizlenen çürüklerle dolu. Bizler de o kabuğu parlatmaya çalışırken, içteki çürüyüşü görmezden geliyoruz.

Ve belki de asıl mesele şudur: Filizlenmek, başka bir ağaca kendimizi aşılamakla mümkün değil. Çünkü o zaman kendi tadımızı yitiriyor, kendi varoluşumuzu inkâr ediyoruz. Gerçek diriliş, ölüp yeniden tohumdan çıkmakla; kökleriyle, gövdesiyle, meyvesiyle yeniden “kendi” olmakla mümkün.

Çünkü bizler, çoğu zaman kendimizi kurtarmak için başkasının dallarına tutunuyoruz: kimi zaman bir sevgiliye, kimi zaman bir role, kimi zaman da toplumsal beklentilerin kalın gövdesine. Ama her aşılama, özü sakatlıyor; kendi tadımızı kaybediyor, başkasının meyvesine benzemeye çalışıyoruz. Oysa hayatın hakikati, ödünç gövdelerde yaşamak değil; kendi kökünün acısıyla, kendi gövdenin sancısıyla, kendi meyvenin çürümesiyle yüzleşmek.

İlişkiler de böyle değil mi? Başkasının gövdesine tutunarak değil, kendi toprağında kök salarak yaşanabilir. Aksi halde hep “başkasının ağacı” olur, kendi meyvemizi asla veremeyiz. Ve işte o gün geldiğinde, hakikat tokadı yüzümüzde patlar: “Başkasının ağacında büyüyen meyve, hiçbir zaman kendi tadını taşımaz.”

Instagram @MuratTali_m

Benzer yazılar

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne sevgisi, belki de en çok karşılık bekleyen sevgidir. Bu cümle, toplumun binlerce yıldır dokunulmaz saydığı bir inanca itiraz ediyor. Anne...

Eksiklerini birbirine silah etmeyen insanlar

Eksiklerini birbirine silah etmeyen insanlar

Bu soru, insan ilişkilerini izlerken zihnimde uzun süredir dolaşan bir düşüncenin özeti. İnsanlar çoğu zaman karşılarındaki kişide eksik gördükleri şeyleri...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir