Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanın Atalet Momenti

03/14/2017
in Davranış Sosyolojisi
0
0
İnsanın Atalet Momenti

İnsanın Atalet Momenti

İlk olarak oyun oynarken ertelemeyi öğreniyor insan. O mutluluğu bırakıp kim diyecek anne sıkıştım diye oyuna devam edip gerekli işlemleri içeride hallederek oyuna devam ediyor ve en büyük erteleme eylemini gerçekleştiriyor. Ertelemeler bir şekilde hayatımıza girmeye başladıktan sonra hayatın içindeki yüklerimizde artmaya başlıyor. Adına tembellik desek de aslına bakarsanız olay ertelemenin yansımalarından başka bir şey olmuyor.

Ertelediğimiz ödevlerimizi hele özellikle resim ve iş teknik ödevlerini son güne ertelememiz üstüne de birde ağlamamız olayın tuzu biberi oluyor. Tüm aile bir anda ödevi yetiştirmek için seferber olup gerekli malzeme tedariğine gidiyor hele birde gece ise yenilen zılgıtında haddi hesabı olmuyor. Ödev bir ekip çalışması ile hazırlanıp sabah okula götürüldüğünde derin bir nefes alınıyor fakat burada tüm ailenin gözünden kaçan şey çocuğunda olan bu erteleme durumunu son gün destekleyerek bunu teşvik etmeleri oluyor.

Ertelemeler büyür mü büyüyor, çocukken oyun için ertelediği temel ihtiyaçlarını biraz büyüyünce daha büyük boyutta yapmaya başlıyor ve yemek yemeyi, temel ihtiyaçlarını gidermeyi, uykuyu, uyanmayı her şeyi ertelemeye başlıyor ve henüz ergenliğe adım atmamış bireyler olarak büyüme yolunda ilerliyoruz.

Benzer yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

Tebrikler! Çok güzel oynadınız.

Gerçek nedir? Biz kimiz?

Ertelediğimiz eylemlerimiz ilk bakışta sağlığımızı etkileyecek şeyler oluyor, yemek yemeyi ertelemek, su içmeyi ertelemek, uyumayı ertelemek, ihtiyaç gidermeyi ertelemek derken fiziki ertelemeler ile düşünsel ve ruhsal ertelemelerin ilk adımlarını atmaya başlıyoruz.

Bugün insanlığın en büyük sorunlarından biri haline gelen ertelemek, atalet, eylemsizlik ve harekete geçememe konularında yüzlerce kitap, binlerce makale yazılıyor ve sonuç tabi ki ilk okunduğu anda heyecanlanıp atağa geçmeye meyillenip sonrasında çıkan engellerle eski eylemsizliğe ve erteleme durumlarına geri dönmek zorun kalıyoruz.

Düşünsel ertelemeler genelde sağlık gibi kendi hayatımızı ilgilendiren konularda oluyor, çocuklarımızla, eşimizle, sevgilimizle, dost ve arkadaşlarımızla yaşadığımız ilişkilerde karşılaştığımız ve bizi rahatsız eden sorunları çözmektense erteleme yoluna giderek onu büyütüyor ve içinden çıkılmaz bir hale getiriyoruz.  Bir cümle ile çözebileceğimiz sorunlarımızı ertelemeler ile büyük kavgalara çeviriyor ve büyük kalp kırıklıkları yaşıyoruz. Hayatı zorlaştırmanın temelinde yer alan bir kelime derseniz aklıma ilk gelen kelime “erteleme” olur.

İnsanın Atalet Momenti

Ertelenmiş evlilik kararları, ertelenmiş çocuk istekleri, kariyer yapmak için ertelenen düşler, düşleri beklerken ertelediğimiz yaşanmışlıklar derken erteleme kasesinin için kocaman yaşanmamışlıklar ve pişmanlıklar ile dolmaya başlıyor. Yeni evli çiftler ev, araba, sosyal statü ve hayatı biraz daha yaşayalım şeklinde yaptıkları planda erteledikleri çocuk isteğine sonradan ulaşmak istediklerinde çok zorlu koşullar ile karşılaşıyorlar ve genelde sonuç istedikleri kadar kolay olmuyor ve içten içe sıkıntılı bir döneme dönüyorlar. Burada sen istemedin ben istedim, kariyer ne işe yarayacak, parayı ne yapacağız şeklinde tartışmalar ile ertelemelerin toplamının oluşturduğu eşitlikte birbirlerini mutsuz edici tartışmalara giriyorlar. Tabi olay sadece çocuk yapmak değil, kariyer yapmak için yapılmış olan ertelemelerde bu tarz etki bırakıyor insan hayatında.

Hayat dendiğinde, hayata atılmak için çıkılan yol ve okul yılları geliyor insanın önüne. Sınavları kazanmak, istediği bölüme gitmek, sınıfı geçmek, daha ileriye gitmek derken ortada farkında olunmayan bir erteleme durumu gerçekleşiyor ve bu tamamen yaşanmışlıkla ilgili oluyor.

Su içmeyi erteleyebilir mi bir insan? Erteliyor.

Yemek yemeyi ertelemeyi başarabiliyor mu? Başarıyor

Sevmeyi erteyebiliyor mu? Hem de nasıl.

Aşkı erteleyebiliyor mu? Kesinlikle evet

İşin en zor olanı, yaşamı erteleyebiliyor mu? İşte en başarılı olduğu yer burası insanoğlunun yaşamı ve yaşamayı ertelemek sonrasında elinde kalan keşkelerin bol kepçe dağıtıldığı öykünmeler ile bezenmiş yıllar kümesi oluyor.

Hayatımızda erteleyemediğimiz iki şey var biri doğumumuz diğeri ise ölümümüz. Arasında geçen ömür denen süreçte her bir eylem ertelenmişlikle ödüllendiriliyor. İflaslarımız, kayıplarımız, acılarımız, sevinçlerimiz, duygularımız ve sevmelerimiz ertelenmişliklerimizden en büyük payı alanlar oluyor. Düşünsenize arabanızın lastiği kullanılmaz hale geliyor siz erteleyerek büyük kazalara imkan veriyorsunuz.

Ertelemek en büyük eylemsizliktir ve tüm büyük eylemsizlikler de ömrümüzden bir çok şeyi eksilten sonuçlar çıkartan ve kader dediğimiz sonuçlardır. Bu kadar ertelemeden bahsedip durduk bu satırlara sığmayan o kadar çok erteleme huylarımız var ki hangi birini yazsak diğeri mutlaka eksik kalacak bu yüzden nasıl harekete geçip erteleme ve eylemsizlik halinden çıkacağımızı düşünüp dile getirelim. Bir sonraki yazımız harekete geçmek ve ertelemeler yüzünden kaybettiğimiz hayatımıza kazançlar eklemek için taktikler bulmak üzerine üzerine olsun…

Yaşasın harekete geçmenin güzelliği…

Benzer yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

“Tanrı bilinmek için Adem’i yarattı.” Bu cümleyi ilk duyduğumda aklıma insanın yaratılışı değil, insanın kendisine biçtiği değer geliyor. Çünkü bu...

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

İnsan olmayı ıskalayan adamlar ve kadınlar

Çocuk doğar. Henüz adam değildir, kadın değildir. Dünyaya geldiği ilk anda ne gücün ne güzelliğin ne de cinsiyetin toplumsal anlamını...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir