Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İptal ediyorum. Doğru soruyu sormak

06/05/2021
in İletişim Sosyolojisi
0
1
İptal ediyorum. Doğru soruyu sormak

İptal ediyorum…

İptal, iptal, iptal… Neler oluyor? Aklımızdan olumsuz ya da negatif bir düşünce geçtiğinde hemen onu iptal etmenin telaşına düştüğünüz oluyor mu? Bir ara çevremde çok sık karşılaşıyordum “iptal et” söylemleriyle . Bir yıldır “iptal et” cümlesini kuracak kimse kalmadığı için çevremde bu eylemin devam edip etmediği konusunda net değilim… Zaten konumuzda bu değil, konumuz olumsuzu ve negatifi duyup anında harekete geçiren sistem ile o kadar dua, niyaz, istek, arzuyu duymazlıktan gelip kılını kıpırdatmayan sistem hakkında olacak…

Kendi başıma gelen bir olay ile başlayayım yazıya, ben o zamanlar iptal nedir bilmiyordum bilseydim ederdim kesinlikle ama edemedim ve başıma geldi. Boynunda kocaman çıban çıkan bir arkadaşımla sohbet ederken, “nasıl çıktı çok acıyor mu?” diye sormuştum. Hangi duygu ve empati kanalını açmışsam ertesi gün aynı yerden benzer bir şey çat diye çıkmaya başladı… “Bir saniye ben bunu kendime değil, arkadaşıma sormuştum ve açıkçası bende bu soruya yanıt vermeni istemiyorum” diyerek onu engellemeye çalıştım. Şaka değil gerçekten de o kadar büyümeden yavaşladı ve kayboldu. Sözün büyü olduğunu biliyordum ama kendimi vurmasaydım iyiydi…

Benzer yazılar

Zihin Sıçramaları

Evrene Yazdığımız “Prompt”: Niyetin Netliği, Yaradılışın Dili

Anlat o zaman

Gerçeklerle yüzleşmek üzerine

Tabi bu ilk ve tek deneyimim değil, böyle onlarca deneyimimi paylaşabilirim sizlerle. Fiziksel, maddi boyutta, ilişkilerde de benzer şeyler yaşadım. “Nasıl oluyor?” sihirli soruydu genelde, “Nasıl oluyor da böyle yapıyor?” cümlesindeki yargıdan mı? Yoksa çok içten sormamdan mı bilinmez, çat diye deneyimlemeye başlıyorum o hikayeyi. Tabi ayıldıktan sonra bıraktım sorular sormayı. Bana ne nasıl oluyorsa oluyor, nasıl deneyimliyorsa deneyimliyor ve nasıl hissediyorsa hissediyor diyerek kapattım bu defteri.

Bundan iki gün önce yine bir deneyim yaşadım, yok yok bu sefer öyle başıma iş alacak bir şey düşünmedim ve soru da sormadım. Bu garip döngüye çomak sokacak bir deneyim de değildi. Sadece bir uyanışı tetikledi ve yanıt aramaya itti beni. Olumsuzu düşündüğün anda küt diye önüne seren düşünce ya da sistem, olumluyu, sevgiyi, güzelliği benzer bir şekilde açığa çıkartmıyor.  Hatta daha fazla çabalayarak, dileyerek, dua ederek hatta bazıları ibadetle de taçlandırıyor isteğini yine de tık yok sistemde. Kötüyü tek söylemde işleme alan kaosun efendisi, güzel bir şeyi kırk söyleyince dikkate almayan evrenin efendisi mi var? Yoksa hepsi bizim kendi absürt dünyamızda cereyan eden, olasılıklar silsilesi mi? Haydi ama bu kadar zayıf ve güçlü ya da güçlü ve zayıf olamayız değil mi? Olmamalıyız! Yok olmalı mıyız? Kafam karışıyor açıkçası. Bir bilene sorayım desem o da benimle aynı kitabı açıp aynı şeyleri söyleyecek belki bana.

İptal ediyorum. Doğru soruyu sormak

“Şom ağzını açmak” deyimini hepimiz biliyoruz. Onların yani şom ağızlıların söyledikleri ihtimal dahilinde gerçekleşiyormuş. Buna dair güçlü bir inanç da var. Bakınız sözlükte ne yazıyor “Sürekli kötü şeylerden söz eden ve sözlerinin uğursuzluk getireceğinden korkulan (kimse), ağzı kara:” şimdi bu tanıma göre korku baskın duygu oluyor.  Acaba evrende her şey ters mi işliyor, “Tanrım / Allah’ım / Rabbim bana bir ev ver.” demek yerine, “Kocaman bahçesi olan, dört odası ve büyük salona sahip, deniz kenarında bir evim olsa nasıl olurdu.” ya da “Son model dört kişilik bir karavanla seyahat etmek nasıl bir duygu acaba.” ya da “Bir ada sahibi olunca ne hissediyor insan” demek daha doğru mu olurdu? Farkında mısınız? Size bir sır verdim… Gerçekleştirmenin en saf ve gerçek halini üstelik…

Şaka bir yana ait olduğumuz sistem, öyle oturup bana şunu ver, bunu ver diye seslenenle ilgilenmiyor. Bu çok sıkıcı bir durum zaten. Sürekli ver, ver, ver diyen milyarlarca insan var ve arasında biri merak duygusu ile soruyor, beklenti de yok ve sadece oluşun sırrını merak ediyor. Evren de şakacı ya çat diye ona bunu deneyimletiyor, bak böyle oluyor işte diyerek. Yaratım, meraklı ve samimi sorular ile daha hızlı gerçekleşiyor gibi bir sonuçla, olaya bilimsel yanıtlar aramayacağım fakat bilim de merak ve sorularla inşa edilmedi mi? Hiçbir bilim adamı, masaya oturup dua edip “Tanrım, şu hastalığın ilacının formülünü ver de insanları iyileştireyim” diye dua etmiyor. “Bu hastalığı nasıl tedavi ederim, hangi maddeleri karıştırırsam doğru sonucu elde ederim?” diye sorarak buluyor ilacı. Farkı anlatabildim mi?

İptal ediyorum. Doğru soruyu sormak

Duayla, niyazla, sadakayla, zikirle, teşbihle, adakla, dilekle bir şeyleri elde edemeyeceğimizi artık biliyoruz.

Meraklı ve bizi besleyecek doğru sorular ile hayatımıza renk katabiliriz. Yol gösterici sorular ile hayatımızın anlamını besleyecek cevaplara erişebiliriz. Ders çalışmadan sınavı geçmeniz mümkün değil, soruların cevaplarını merak ederek cevaplara erişebiliriz. Bu kadar basit bir sistem var dışarıda ve doğru sorular ile kapıyı açabiliriz. Finali doğru sorular hangileridir ile yapayım dedim, Google amcaya danıştım, bunun eğitimleri varmış. Beş adımda doğru soru sorma tekniği, soru sormanın yedi yöntemi, doğru soruyla ilerlemenin üç altın kuralı… Uzayıp gidiyor liste. Siz kendi sorularınızı biliyorsunuz ve muhtemelen yanıtlarını da… Bu yüzden yanıtlarını deneyimleyince mutlu olacağınız sorular sorun kendinize… “O beni seviyor mu?” “Ben evlenecek miyim?” “Çocuğum olacak mı?” “İş bulacak mıyım?” bunlar doğru soru kalıpları değil. Bunlar yerine, aşağıdaki tarz sorular sormak daha net ve yapıcı olur.

  • Mutlak mutluluk neye benziyor?
  • Üstü açık bir araba ile son hızla gitmek nasıl bir duygudur acaba?
  • Benimle aynı düşüncede olan ve beni tamamlayan biri var mıdır bu dünyada?
  • Kız çocuğu sahibi olmak nasıl bir duygu/his?
  • Erkek çocuk sahibi olanlar ne hissediyor?
  • O beni severse kendimi nasıl hissederim?

Bu soruları sorduktan sonra, yanıtlarını kendiniz vermeyin, bırakın yanıtları hayat size versin. Sorunuzun cevabını verdiğiniz anda duygusunu da yaşamış oluyorsunuz. Siz değil, hayat gerçekleştirsin. İptal edilecek sorulardan özgürleşmiş, mutlu yarınlarınız olsun…

Benzer yazılar

Zihin Sıçramaları

Zihin Sıçramaları

Bunu bir süredir fark ediyordum aslında. Tek bir kişide değil, karşılaştığım hemen herkeste: biri bir şey anlatmaya başlıyor, tam ortasında...

Evrene Yazdığımız Prompt

Evrene Yazdığımız “Prompt”: Niyetin Netliği, Yaradılışın Dili

Bugün, hayatın akışında kendiliğinden gelişen iki ayrı sohbetin sonunda, zihnimde bir şimşek çaktı. Önce bir dostumla yapay zekayı ve bu...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir