Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Aşk, Duygular, Hormonlar ve Sevgi

04/02/2017
in Duyguların Sosyolojisi
0
0

Aşk bilimsel olarak ele alındığında vücut içerisindeki kimyasalların zihinde ve bedende oluşturduğu duygu ve eylemlerden ibaret bir oluş hali. Yani; kızgınlık, öfke, sevinç ve mutluluk gibi aşkta hormonların bedenimizde yarattığı ve içine kalp ile beyni eklediği delilik makamıdır, aşk…

Korkunun en şiddetli olduğu an yaşadığımız, terleme, nefesin kesilmesi, yüzün kızarması, nefes alışverişlerindeki dengesizlik, kalbimizin küt küt atmasının tamamı aşkta da açığa çıkıyor. Aşk, yaşadığımız diğer duygular gibi bir beden ve zihin farkındalığından öte bir şey değil aslında. Ona yüklediğimiz anlamlar ile bizdeki tezahürü farklı hale geliyor.

İnsanlar, aşkı kendi içinde sınıflara ayırsa da aşk diye nitelendirdiği şeyin fiziksel bedenindeki yansımaları; korku, heyecan, öfke ve kızgınlıkta açığa çıkan bedensel tepkileri yaşamıyorsa bu duygu yoğunluğu aşk değil sadece his olarak tanımlanıyor. Aşkın yoğunluğu ve şiddeti de korkunun yoğunluğu ve şiddeti ile aynı derecededir. Çok sevince kendisini aşka düşmüş sayan, fiziksel ve zihinsel varlığımız, aynı şekilde ürkmenin çoğalması ile de korkudan öleceğini düşünüyor. Bu duruma bütün olarak baktığımızda ise; vücut içerisinde dolaşan hormonların, hücrelerin, salgı bezlerinin olağan görevlerini yerine getirmesi, bizde duygu denilen etkileşimler yaratıyor.

Benzer yazılar

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Dört temel duygunun esaretindeki İnsan

Kendini sabote etmek: Mutluluktan değil, değişimden korkmak

Tehlikeli sporlar ile uğraşan insanların vücutlarında açığa çıkan adrenalin, fiziksel bedende kan basıncını yükseltip, acı hissini azaltıyor. Yani eylemin içerisinde iken sadece eylemin kendisi haline geliyorsunuz. Tıpkı aşkın içine düştüğünüzde kendinizi sadece aşk sanıyor olmanız gibi. Aşk’ın korkulardan ve diğer heyecanlı eylemlerden farkı, zihninde işin içinde olması. Korkuyu yaşadığınız yerde bırakma ihtimaliniz var çünkü ondan kurtulmayı istiyorsunuz. Ama aşkın yarattığı dalga dalga yayılmayı, sevdiği için sınırsızca ve süresizce bedeninde sürdürmeyi seçiyor insan.

Aşk, Duygular, Hormonlar ve Sevgi

Kimyasal bir tepkimeye maruz kalan insanın hikayesi aşkta devinime giriyor. Sevdiğini görünce ve düşününce patlayan bütün duygular, en büyük korkusu ile yüzleştiğinde de açığa çıkıyor. İki duygudan herhangi biri hayatına hakim olduğunda, örneğin aşk; mutluluk, hüzün, sevgi, özlem, kıskançlık ve korku (kaybetme, ulaşamama korkusu) içinde özlem duyar. Korku hakim olduğunda ise, panik atar başlar.

Aşk, kimyasal bir gerçeklik olmasına rağmen insan onu ruhsal boyutta şekillendirmeye çalışıyor. Oysa, fiziksel bedeninde cereyan eden ve bütün benliğini kapsayan bir duygudan öte bir şey değil. İnsanın arayışlarına cevap sandığı ve tamamlanma dürtüsü ile kendisini dışarı attığı ve anlamlandırmaya çalıştığı varlığını aşk ile ödüllendirdiği ve öyle huzura erdiği bir hayatın içinde, aşka başka bir tanım getirmek zor oluyor.

İnsan, eksikliğine yama yapmak amacıyla, yani kendisini eksik gördüğü için, dışarıdan birini içine katma telaşına düşüyor ya da kendisini terk edip, bir başkasının varlığına dahil oluyor sonra da buna aşk diyor. Aşk’ın ruhsal boyutu olarak bildiğimiz fakat oraya çıktığımız anda bile menfaatlerin, ben merkezciliğin, acımasızlığın, aşırı sahiplenmenin ve şiddetin olduğunu görebilirsiniz.

Aşkı sürekli ulaşılması gereken bir hedef gören insan, ne yazık ki içinde olduğu halin tanımını yapmakta zorlandığı için asırlardır, aşkı anlatıp durmuştur. Olması gereken aşk hali ise, sevgiyle beslenen, özünde sessizliği ve teslimiyeti barındıran, oldurtmaya çalışmayan, sadece ve sadece seyreden ve gözlemleyen bir ruh, zihin ve beden haline dönmektir. Aşk, sevginin üzerinde gibi görünse de insanın aşkı yaşayış tarzı onu sevginin bir alt unsuru haline getiriyor. Sevgiyi bilmeye izin verdiğinde insan, aşkın manasını da çözmüş olacak ve işte o zaman, aşk bir hormonal tepkiden çok daha ileri gidip gerçek anlamını bulacak.

 

Benzer yazılar

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Zihnin susmaz. Sabah gözünü açtığın andan itibaren bir şeyler üretir: yarım kalmış bir konuşma, bitmemiş bir iş, henüz olmamış bir...

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Onlarca yıl boyunca aşk şarkıları, hüzün türküleri ve kavuşma masallarıyla büyümüş bir toplumun insanları, bugün kendi duygularına bu kadar yabancı...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir