Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali
  • Ana Sayfa
  • Benlik
  • Davranış
  • Duygular
  • İlişkiler
  • İletişim
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İçinizdeki GÜVE’n

05/01/2017
in Duyguların Sosyolojisi
0
0
İçinizdeki GÜVE'n

İçinizdeki GÜVE'n

Kişinin güvensizliği ilk kendisiyle başlar. Kendi içsel güvenini elde etmiş insanlar için güven duygusu, sadece yoldaki bir basamaktan ibarettir.

İnsanlara güvenmek ve güvenmemek tamamen zihnin ve düşüncelerin yansımasıdır. Sürekli olarak insanlar tarafından haksızlığa uğratıldığını düşünen ve bakış açısını değiştirmeyen biri ile, insanlara güven duyulmaz diyerek kendisini kapatan biri arasında pek bir fark yoktur.

İşin özeti, güven her insanın aradığı ama bulamadığı fakat kaybettiği sandığı ve ilk olarak kendi içinde doğurduğu bir gerçekliktir. Önce ona doymalı, onun tadını içsel olarak deneyimlemeli ki ne yorgunluk ne de köpüklü dertleşmelere ihtiyaç duysun hayatın içinde. Güven duygusu hayatın başlangıcında ilk ağır travmasını yaşatır insana, meşhur atasözümüzdür “Bu dünyada babana bile güvenmeyeceksin.” Babana bile güvenemeyeceğin dünya da güvenecek kim kalıyor ki geriye. Her an bir başkasının güvensiz davranışı, saldırısı altında yaşam sürdürmeye çalışmak, çokça paranoyak bir durum değil midir? Fakat bu paranoya içinde bile insan sürekli olarak kendisini bu duygu ile yönetmeye çalışıyor. Güven; sevmek, korku, mutluluk, aşk ve hüzün gibi bir duygudur. Ortaya çıkış ve yok oluş anları vardır. Fakat her duygu gibi bu duygu da kendi illüzyonumuz içinde yarattığımız bir keşmekeşten başka bir şey değildir.

Benzer yazılar

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Dört temel duygunun esaretindeki İnsan

Kendini sabote etmek: Mutluluktan değil, değişimden korkmak

Hayal sınırlarını zorlayan, şizofrenik bir davranıştır aslında güvensizlik. Bir müddet sonra tüm insanların, hatta hayvanların bile güvenilmez olduğunu düşünmeye başlarsınız. Oysa sizin yarattığınız bu cehennemden ne diğer insanların ne de hayvanların haberi vardır. Kuşkucu yaklaşımlar ile nemden bile hastalık kapma riskini taşıyan güvensizlik halleri günün sonunda hem kendisini hem de güven sorunu yaşadığı kişileri bir girdabın içine çeker.

Güvensizlik duygusu insan bilincine hangi zaman diliminde eklenmiştir bu konuda bir bilgi sahibi değiliz. Fakat, cennetteki elmadan, yılanın cennete sızmasından, Adem ile Havva’nın hikayesinden, Tanrı’nın yasaklanmış olanın içine insanı koymasına ve ilk olarak tanrının insana güven duygusunu yitirmesi ve onu cezalandırması ile yer ettiği fikri kanımca çok geçerli bir kanıt olabilir. Yani ilk güvensizlik duygusunu Tanrı ile şeytan yaşamıştır, sonrasında da Tanrı ile Adem…

İçinizdeki GÜVE’n

Hayal kırıklığı da güvensizliğin yansıması olarak bu yaratılış hikayesinde ortaya çıkıyor. Yani hayal kırıklığı da güvensizlikte insanın yaratılış hikayesiyle başlıyor ve genlerine işlemiş halde süregeliyor. Böylesi bir duygu her ne kadar göz ardı edilse de tüm sohbetler diğer duygular üzerinde dönse de geriye dönüp baktığımızda yaşadığımız her duygunun kök kaynağında güven duygusu vardır. Korkunun kaynağı da güven, sevginin kaynağı da güven, aşkın kaynağı da güvenden geçiyor. Bir hayvandan korkuyorsun, çünkü ona güvenemiyorsun sana zarar verebilir. Birini seviyorsun çünkü onun sana zarar vermeyeceğini biliyorsun ve ona güveniyorsun. Aslında sevgini güven duygusu üzerine inşa ediyorsun. Aşk dediğimiz tam teslimiyet duygusunu da yine güvendiğin ve tamamen kendinden soyutlandığın bir oluş içinde açığa çıkartıyorsun. Tasavvufun içinde bile tam güven duygusunu hissettiği anda tam teslimiyeti buluyor insan. Üstelik bu teslimiyeti bir kula değil, en çok inandığı ve uğruna kendisinden vazgeçtiği tanrı kavramında görüyoruz.

Güven duygusu, çok basite indirgeyip görmezden geldiğimiz fakat tüm yaşantımızı kontrol altında tutan en temel duygudur, sevginin bile altyapısında bu duygu vardır. Tıpkı çocuğun en çok güven duyduğu insanı sevmesi ve en çok güven duyduğu alanda hareket etmesi ve ona tutunması gibi derinlerden gelen bir farkındalıktır bu duygu… Farkındalık içinde yol aldıkça da bu güven duygusu insanın kimliğindeki bir hâl oluyor.

İşin özeti, tüm insanlığın ortak sancısıdır güven. Ve insan; ilk kendi içinde, kendisine yönelik olarak kaybetmiştir bu duygusunu. Yedi milyar sancı, yedi milyar kayıp ve yedi milyar güvensizlik hikayesi bu yüzden vardır, tıpkı yedi milyar inancın ve yedi milyar sevgi tanımının olması gibi… Ezelden ebediyete kadar taşınacak olan güven duygusunda içsel özgürlüğe ulaşmak için, kendine olan güven duygusunu inşa etmek ve sevgiyle kendi varlığını yıkamak gerekiyor.

Özgürlük, güvenmeyi terk ettiğinde ve kendine olan güven duygunu bir sekoya ağacı büyüklüğüne getirdiğinde dünyanın derinliklerine kök saldığında gelecek.

 

#kendinegüven

Benzer yazılar

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Zihnin susmaz. Sabah gözünü açtığın andan itibaren bir şeyler üretir: yarım kalmış bir konuşma, bitmemiş bir iş, henüz olmamış bir...

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

Onlarca yıl boyunca aşk şarkıları, hüzün türküleri ve kavuşma masallarıyla büyümüş bir toplumun insanları, bugün kendi duygularına bu kadar yabancı...

Please login to join discussion

Sosyolojik Bakış

Sosyolojik Bakış - Murat Tali

Kimlik, benlik, aidiyet.

İnsanın kendisiyle karşılaşması.

İnsan, toplum ve ilişkiler üzerine; gözlemleyen, sorgulayan, anlamaya çalışan özgün bir bakış.

Son Yazılar

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı - Yaratılış Efsanesi

Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

Yaşam amacını bulmak

Yaşam amacını bulmak

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

Popüler Yazılar

  • Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    Duygularını kaybeden bir coğrafyanın hikâyesi

    536 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Müdahale Etmek ve Akışta Kalmak

    535 paylaş
    Paylaş 214 Tweet 134
  • Yüklediğin duygu, yaşadığın hayat

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Anne Sevgisinin Koşul(suz)luğu Üzerine

    533 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
  • Tanrı Bilinmek İçin Adem’i Yarattı!

    532 paylaş
    Paylaş 213 Tweet 133
Sosyolojik Bakış - Murat Tali

İnsanı, ilişkileri ve toplumu; benlik, duygular, davranışlar ve iletişim üzerinden sorgulayan özgün bir düşünce ve gözlem alanı.

Hakkımda

  • Hakkımda
  • Kitaplarım
  • Bana Ulaşın

Veri Gizliliği

  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • Aydınlatma Metni

Copyright © 2026 | Murat Tali  | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir

Facebook-f Instagram Linkedin

Welcome Back!

OR

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In
No Result
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Ana Sayfa
  • Kitaplarım
  • Hakkımda
  • Bana Ulaşın

Copyright © 2026 | Murat Tali | Tüm hakları Saklıdır | Kaynak gösterilerek kullanılabilir